Sözü Yaraya Merhem: Abdurrahman Delen’in İnsan ve Sanat Yolculuğu

31.07.2025 - Perşembe 18:14

Sessiz Bir Toplumun Yüksek Sesli Kalemi

Her toplumun içinden, duymak istemediği şeyleri söyleyen ama tam da bu yüzden unutulmayan sanatçılar çıkar. Abdurrahman Delen, böyle bir sanatçıdır. O, şiiriyle teselli eden, sözüyle sarsan, varlığıyla farkındalık yaratan bir toplum anlatıcısıdır.

1972 yılında Bingöl'ün Kiğı ilçesinde doğan Delen’in yaşamı, Türkiye'nin göç, yoksulluk ve umut hikâyesinin bir yansıması gibidir. Küçük yaşta ailesiyle birlikte İstanbul’a göç eden Delen, büyük şehrin karmaşasında Anadolu’nun sessizliğini içinde taşıyarak büyür. Bu sessizlik, zamanla kelimelere dönüşür.

Kalemiyle Şifa Veren Bir Sanatçı

Delen’in yazdıkları çoğu zaman bir yara bandı gibidir. Derin yaralara dokunur ama aynı zamanda o yaraların kapanabileceğini de hatırlatır. En bilinen şiirlerinden biri olan “Dokunmayın Çocuklara”, sadece bir sanat eseri değil, toplumsal bir feryattır.

Onun kalemi, kadınları sadece ilham perisi olarak görmez; onları hayatta kalma mücadelesi veren insanlar olarak anlatır. “Kadınsız Bir Dünya Yaşanmaz Olur” şiirinde, hem geçmişe bir selam hem geleceğe bir umut vardır.

Abdurrahman Delen’in dili keskin değil; içli, yargılayıcı değil; anlayışlıdır. Eleştiri değil, empati sunar. Ve bu yüzden okurda iz bırakır.

Müzik, Şiir ve Mikrofon: Çok Sesli Bir Anlatım

Sadece yazarak değil, söyleyerek de etkileyen bir isim olan Delen, sahneye çıktığında da aynı içtenlikle konuşur. Halk müziğine olan yatkınlığı,

on onun şiirlerini türkülere dönüştürmesini kolaylaştırır.

Katıldığı etkinliklerde hem şiir okur hem halkla sohbet eder. Kimi zaman bir okulda, kimi zaman bir kültür merkezinde, kimi zaman bir meydanda mikrofonu eline alır. Çünkü onun sanatı, mekânla sınırlı değil; insanla anlam kazanır.

Ödüller Değil, İz Bırakmak Önemli

2019’da aldığı “En İyi Çıkış Yapan Halk Müziği Sanatçısı” ve “Sosyal Sorumluluk Projesi Ödülü”, Abdurrahman Delen’in sanatla toplum arasında kurduğu bağın karşılığıdır. Ancak onun için asıl ödül, yazdığı bir şiirin bir çocuğun geleceğine umut olması ya da bir annenin yüreğine su serpmesidir.

Delen için sanat, vitrin değil; vicdandır. O, yaptığı her üretimi önce kendi iç dünyasında tartar, sonra halka sunar. Samimiyetini koruduğu için de halk onu sahiplenir.

Akademik Bir Perspektifle Delen

Gümüşhane Üniversitesi’nde hazırlanan yüksek lisans tezinde Delen’in şiirleri, hem tematik hem biçimsel olarak incelenmiştir. Çalışmada şu tespitte bulunulur:
“Delen’in eserlerinde edebi kaygı, toplumsal sorumlulukla iç içedir. Onun şiiri sadece duygu değil, davranış üretir.”

Bu tanım, onu yalnızca sanatçı olarak değil; aynı zamanda bir sosyal aktör olarak da tanımlar. O, edebiyatın pasif bir anlatı değil; aktif bir müdahale olabileceğini kanıtlar.

Halkla Kurulan Gerçek Bir Bağ

Abdurrahman Delen’in eserleri öğretmenlerin ders kitaplarında, annelerin sosyal medya paylaşımlarında, gençlerin blog yazılarında, sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerinde yer alır. Çünkü o, halkı uzaktan gözlemlemez; halkın içindedir.

Ona yazılan mektuplarda çoğu kişi şöyle der: “Sanki benim içimden geçenleri yazmışsınız.” Bu, bir sanatçının ulaşabileceği en güçlü etkidir: İnsanlara kendi duygularını gösterebilmek.

 Yaşadığı Çağa Tanıklık Eden Bir Kalem

Abdurrahman Delen, sadece yazan biri değil; yaşadığı çağın tanığı ve taşıyıcısıdır. Eserleri bir dönemin ruhunu, bir halkın acısını, bir toplumun sessiz çığlığını bugünden yarına taşır.

Onu okumak, sadece şiir okumak değildir. Onu dinlemek, sadece bir ses duymak değildir. Onunla karşılaşmak; hatırlamak, hissetmek ve fark etmek demektir.

Çünkü Abdurrahman Delen’in sanatı, insanı insana anlatma sanatıdır.

https://www.instagram.com/abdurrahmandelen_/

https://www.youtube.com/channel/UCXc6ago6OrJ9CQaQJ93Cijg

https://www.haberler.com/abdurrahman-delen/biyografisi/

https://www.timeturk.com/yasam/abdurrahman-delen-kimdir-haber-1816544

YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.