İngilizce Kelimeler
Meydan Editörü | 7 Aralık 2018 00:36
»

İngilizce kelimeler ve anlamları ile birlikte kolayca öğrenip hafızanızı geliştirin.

Tam 99 adet ingilizce kelimeler ve anlamları bu listede yer alıyor. Aşağı kaydırarak detaylı olarak okuyabilirsiniz.

A İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

abir
ableyapabilen
abouthakkında
aboveüstünde
acrosskarşısında
acthareket, eylem
actionaksiyon
actuallyaslında
addeklemek
additionek olarak
adjectivesıfat
afraidkorkmuş
AfricaAfrika
aftersonra
againyeniden, yine
againstkarşısında
ageyaş
agoönce
agreedanlaşıldı, kararlaştırıldı
aheadönünde
airhava
allhepsi
allowizin vermek
almostneredeyse
aloneyalnız
alongboyunca
alreadyzaten
alsoayrıca
althoughrağmen
alwaysher zaman
amgece 12 ile gündüz 12 arası saat dilimi
AmericaAmerika
amongarasında
amountmiktar
anbir tek
andve
angleaçı
animalhayvan
anotherdiğer
answercevap
anyherhangi
anythinghiçbir şey
appeargözükmek
appleelma
areolmak fiili
areabölge
armskollar
armyordu
aroundetraf
arrivedvarmak (geçmiş zaman)
artsanat
asiken
asksormak
at-de, -da
awayuzak

B İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

babybebek
backarka
badkötü
balltop
bankbanka
basetemel
beolmak
bearayı
beatyenmek
beautifulgüzel
becameolmak (geçmiş zaman)
becauseçünkü
becomeolmak
bedyatak
beenolmak (geçmiş zaman, pasif)
beforeönce
beganbaşlamak (geçmiş zaman)
beginbaşlamak
behindarka
beingolmak (şimdiki zaman)
believeinanmak
bellzil
belongait olmak
belowaltında
besideyanında
besten iyi
betterdaha iyi
betweenarasında
bigbüyük
billfatura
birdskuşlar
bitküçük parça
blacksiyah
blockengellemek, bloklamak
bloodkan
blowpatlatmak
bluemavi
boardtablo
boatbot
bodyvücut
bonekemik
bookkitap
borndoğmuş
bothikisi de
bottomdip
boxkutu
boyerkek çocuk
branchdal
breakkırmak
brightparlak
bringgetirmek
BritishBritanyalı
brokenkırık
brothererkek kardeş
broughtgetirilmiş
brownkahverengi
buildbina etmek
buildingbina
builtbina edilmiş
burnyanmak
businessişletme
butfakat
buysatın almak
bytarafından

C İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

callaramak
camegeldi
canyapabilmek
cannotyapamamak
can’tyapamamak
capitalbaşken
captainyüzbaşı, kaptan
cararaba
careönemsemek
carefullydikkatlice
carrytaşımak
casedava, kılıf
catkedi
catchyakalamak
cattleinek
caughtyakalamak (geçmiş zaman)
causesebep
cellhücre
centermerkez
centsent, para birimi
centuryyüzyıl
certainkesin
chanceşans
changedeğişmek
charttablo
checkkontrol etmek
chiefşef
childçocuk
childrençocuklar
chooseseçmek
churchkilise
circleçember
cityşehir
classsınıf
cleantemiz
cleartemizlemek
climbtırmanmak
closekapatmak
clothelbise
cloudbulut
coastkıyı
coldsoğuk
colorrenk
columnkolon
comegelmek
commonortak
companyşirket
comparekarşılaştırmak
completetamamlanmış
compoundmadde
conditiondurum
considerdüşünmek
consonantünsüz harf
containiçermek
continuedevam etmek
controlkontrol
cookpişirmek
coolsoğuk
copykopyalamak
cornmısır
cornerköşe
correctdoğru
costmasraf
cottonpamuk
couldyapabilmek (geçmiş zaman)
couldn’tyapamamak (geçmiş)
countsaymak
countryülke
coursekurs
coverkapsamak
cowinek
createoluşturmak
cryağlamak
cropekin
crossçapraz
crowdkalabalık
currentmevcut
cutkesmek

D İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

dancedans etmek
darkkaranlık
daygün
deadölü
dealanlaşma
deathölüm
decidekarar vermek
decimalondalık
deepderin
describeaçıklamak
desertçöl
designtasarım
detailsayrıntılar
determinebelirlemek
developegeliştirmek
dictionarysözlük
didyaptı
didn’tyapmadı
diedöldü
differencefark
differentfarklı
difficultzor
directdirekt
directionyön
discoverkeşfetmek
distancemesafe
dividedbölünmüş
divisionbölüm
doyapmak
doctordoktor
doesyapmak
doesn’tyapmamak
dogköpek
dollardolar
doneyapmak (geçmiş)
don’tyapmamak
doorkapı
downaşağı
drawçizmek
drawingçizim
dresselbise
drivearaba kullanmak
dropdüşmek
drykuru
duringboyunca

E İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

eachher biri
earlyerken
earkulak
earthtoprak, dünya
eastdoğu
easykolay
eatyemek
edgekenar
effectetki
eggyumurta
eightsekiz
eitherikisi de
electricelektrik
elementelement
elsediğer
endson
energyenerji
enginemotor
Englandİngiltere
Englishİngiliz
enjoyeğlenmek
enoughyeterli
entergirmek
entiretüm
equaleşit
equationdenklem
especiallyözellikle
EuropeAvrupa
eveneşit
eveningakşam
everhep
everyhepsi
everyoneherkes
everythingher şey
exactlyaynen
exampleörnek
excepthariç
excitingheyecan verici
exerciseegzersiz
expectbeklemek, ummak
experiencetecrübe
experimentdeney
explainaçıklamak
expressekspres
eyegöz

F İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

faceyüz
factgerçek
factoriyfabrika
factorsfaktörler
falldüşmek
familyaile
famousünlü
faruzak
farmçiftlik
farmerçiftçi
fasthızlı
fatherbaba
fearkorku
feelhissetmek
feelinghis
feetayaklar
felldüşmüş
felthissetmiş
fewbirkaç
fieldalan
figincir
fightkavga
figurefigür
filleddoldurulmuş
finallynihayetinde
findbulmak
fineiyi
fingersparmaklar
finishedbitmiş
fireateş
firstbirinci
fishbalık
fituymak
fivebeş
flatdüz
floorzemin
flowakmak
flowersçiçekler
flyuçmak
followtakip etmek
foodyemek
footayak
foriçin
forcegüç
forestorman
formyapı
forwardileri
foundbulunmuş
fourdört
fractionparça
FranceFransa
freebedava
FrenchFransız
freshtaze
friendsarkadaşlar
fromtarafından
frontön
fruitmeyve
fulltam
funeğlence

G İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

gameoyun
gardenbahçe
gasgaz
gaveverdi
generalgenel
getalmak
girlkız
givevermek
glasscam
gogitmek
Godtanrı
goldaltın
gonegitmiş
goodgüzel
gotsahip olmak
governmenthükümet
grassçimen
greatmüthiş
GreekYunan
greenyeşil
grewbüyümüş
groundzemin
groupgrup
growbüyümek
guesstahmin etmek
gunsilah

H İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

hadsahip olmak (geçmiş)
hairsaç
haltdurmak
handel
happenolmak
happymutlu
hardzor
hassahip olmak
hatşapka
havesahip olmak
heerkek
headbaş
hearduymak
heardduydu
heartkalp
heatısı
heavyağır
heldtutmak (geçmiş)
helpyardım
herO (kadın)
hereburada
highyüksek
hilltepe
himO (erkek)
himselfkendisi (erkek)
hisonun (erkek)
historytarih
hitvurmak
holdtutmak
holedelik
homeev
hopeumut
horseat
hotsıcak
hoursaat
houseev
hownasıl
howeverancak
hugedev
humaninsan
hundredyüz (sayı)
huntingavlanma

I İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

Iben
icebuz
ideafikir
ifeğer
I’llben (gelecekte)
importantönemli
iniçeri
inchesinç (uzunluk birimi)
includeiçermek
increaseyükselmek
IndianHindistanlı
indicategöstermek
industryendüstri
informationbilgi
insectböcek
insideiçinde
insteadyerine
instrumentsenstruman
interestilgi
interestingilginç
intoiçine
irondemir
isolmak
islandada
isn’tolmamak
ito (hayvan veya cansız)
itsonun
it’solmak (hayvan veya cansız)
itselfkendisi (hayvan veya cansız)

J İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

JapaneseJapon
job
joinkatılmak
jumpzıplamak
justsadece

K İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

keepsaklamak
keptsaklanmış
keyanahtar
killöldürmek
kindkibar
kingkral
knewbilmek (geçmiş)
knowbilmek
knownbilinmiş

L İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

ladykadın
lakegöl
landarazi
languagedil
largegeniş
lastson
latersonra
laughgülmek
lawkanun
layuzanmak
leadkurşun
learnöğrenmek
leasten azı
leaveterketmek
ledönderlik etmek (geçmiş)
leftsol
legayak
lengthuzunluk
lessaz
letizin vermek
let’shaydi
lettermektup
levelseviye
lieyalan söylemek
lifehayat
liftkaldırmak
lightışık
likebeğenmek
lineçizgi
listliste
listendinlemek
littleküçük
liveyaşamak
locationlokasyon
longuzun
lookbakmak
lostkayıp
lotçok
loudgürültülü
lovesevmek
lowdüşük

M İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

machinemakine
madeyapılmış
mainana
majormajör
makeyapmak
manerkek
manyçok
mapharita
marchmart
markişaret
matchmaç
materialmateryal
mattermadde
maybelki
maybebelki
meben
meananlam
measureölçü
meatet
meettanışmak
melodymelodi
memberüye
menerkekler
metalmetal
methodmetot
middleorta
mightbelki
milemil
milksüt
millionmilyon
mindakıl
minemaden
minutedakika
missözlemek
modernmodern
moleculesmolekül
momentan
moneypara
monthay
moonay
moredaha
morninggündüz
mosten fazla
motheranne
mountaindağ
mouthağız
movehareket etmek
movementhareket
muchfazla
musicmüzik
mustzorunda olmak
mybenim

N İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

nameisim
nationmillet
naturaldoğal
nearyanında
necessarygerekli
needihtiyaç duymak
neverasla
newyeni
nextsonraki
nightgece
nohayır
norveya (olumsuz)
northkuzey
northernkuzeyli
noseburun
nothayır
notenot
nothinghiçbir şey
noticefarketmek
nounisim
nowşimdi
numbersayı
numeralsayısal

O İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

objectobje
observegözlemlemek
oceanokyanus
of-den, -dan
offkapalı
officeofis
oftensıkça
ohoh
oilpetrol, yağ
oldyaşlı
onaçık
oncebir kere
onebir
onlysadece
openaçık
oppositezıt
orveya
orderdüzen
otherdiğer
ourbizim
outdışarı
outsidedışarısı
overüzerinde
ownsahip olmak
oxygenoksijen

P İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

pagesayfa
paintboyamak
pairçift
paperkağıt
paragraphparagraf
parkpark
partbölüm
particularbelli
partyparti
passedgeçmiş
pastgeçmiş
patternpatern
payödemek
peopleinsanlar
perbaşına
perhapsbelki
periodnokta
personinsan
phrasecümle parçası
pickseçmek
pictureresim
pieceparça
placeyer
plaindüz
planplan
planeuçak
plantbitki
plantsbitkiler
playoynamak
pleaselütfen
pluralçoğul
poemşiir
pointpuan
polekutup
poorfakir
positionpozisyon
possiblemümkün
poundağırlık birimi
powergüç
practicepratik
preparehazırlanmak
presidentbaşkan
prettygüzel
printedyazılmış
probablybelki
problemsorun
processişlem
produceüretmek
productürün
propertymülk
providesağlamak
pullçekmek
pushitmek
putkoymak

Q İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

questionsoru
quicklyhızlıca
quietsessiz
quiteoldukça

R İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

raceyarış
radioradyo
rainyağmur
raiseyükseltmek
rankoşmak (geçmiş)
rather-dense
reachulaşmak
readokumak
readyhazır
reallygerçekten
reasonsebep
receivealmak
recordkayıt
redkırmızı
regionbölge
remainkalan
rememberhatırlamak
repeattekrar etmek
reportrapor
representtemsil etmek
resentgücenmek
restdinlenmek
resultsonuç
returndönmek
rhythmritim
richzengin
ridebinmek
rightsağ
ringzil çalmak
riseyükselmek
rivernehir
roadyol
rockkaya
rolledyuvarlanmış
roomoda
rootkök
ropehalat
rosegül
roundyuvarlak
rowsatır
rulekural
runkoşmak

S İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

safegüvenli
saiddedi
sailyelken açmak
sameaynı
sandkum
satoturdu
savekurtarmak
sawtestere
saysöylemek
scaleölçek
schoolokul
sciencebilim
scientistbilim adamı
scoreskor
seadeniz
seatkoltuk
secondsaniye
sectionbölüm
seegörmek
seedtohumlar
seemgörünmek
seengörünmek
sellsatmak
sendgöndermek
sensehis
sentgönderilmiş
sentencecümle
separateayrı
servehizmet etmek
setayarlamak
settledayarlanmış
sevenyedi
severalbirkaç
shallolsun
shapeşekil
sharpkeskin
sheO (kadın)
shipgemi
shoesayakkabı
shopdükkan
shortkısa
shouldzorunda olmak
shoulderomuz
shoutbağırmak
showgöstermek
showngösterilmiş
sideyan
sightgörüş
signişaret
signalsinyal
silentsessiz
similarbenzer
simplebasit
since-den beri
singşarkı söylemek
sirefendi
sisterkız kardeş
sitoturmak
sixaltı
sizeboyut
skinderi
skyhava
sleepuyku
sleepuyku
slowlyyavaşça
smallküçük
smellkoklamak
smilegülümsemek
snowkar
soşöyle
softyumuşak
soiltoprak
soldierasker
solutionçözüm
somebazı
someonebirisi
somethingbir şey
sometimesbazen
sonerkek çocuk
songşarkı
soonyakında
soundses
southgüney
southerngüneyli
spaceuzay, boşluk
speakkonuşmak
specialözel
speedhız
spellhecelemek
spotnokta
spreadyayılmak
springilkbahar
squarekare
standayakta durmak
staryıldız
startbaşlamak
statedurum
statementifade
staykalmak
steelçelik
stepadım
stickyapışmak
stillhalen
stonetaş
stoodayakta durmuş
stopdurmak
storedükkan
storyhikaye
straightdüz
strangegarip
streamakıntı
streetsokak
stretchgenişletmek
stringdizi
stronggüçlü
studentöğrenci
studyçalışmak
subjectkonu
substancemadde
suchörneğin
suddenlyaniden
suffixson ek
sugarşeker
suggestedtavsiye edilmiş
sumözet
summeryaz
sungüneş
supplymalzeme
supposetahmin yürütmek
sureemin
surfaceyüzey
surprisesüpriz
swimyüzmek
syllablesders programı
symbolssembol
systemsistem

T İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

tablemasa
tailkuyruk
takealmak
talkkonuşmak
talluzun
teacheröğretmen
teamtakım
tellsöylemek
temperaturesıcaklık
tenon
termdönem
testdenemek
than-den
thato (eşya)
theo
theironların
themonlar
themselvesonların kendisi
thensonra
thereorada
thesebunlar
theyonlar (insan)
thickkalın
thinince
thingşey
thinkdüşünmek
thirdüçüncü
thiso
thoseonlar
though-e rağmen
thoughtdüşünce
thousandsbinlerce
threeüç
througharasından
thusnitekim
tiedbağlı
timezaman
tinyküçücük
toona
todaybugün
togetherbirlikte
toldsöyledi
toneton
tooçok
tookalmak (geçmiş zaman)
toolalet
topüst
totaltoplam
touchdokunmak
toward-e doğru
townyerleşke
tracktakip etmek
tradeticaret
traintren
traineğitmek
travelyolculuk
treeağaç
triangleüçgen
tripyolculuk
troublesorun
truckkamyon
truedoğru
trydenemek
tubetüp
turndönüş
twoiki
typeyazmak

U İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

uncleamca
underaltında
underlinealtı çizili
understandanlamak
unitünite
until-e kadar
upyukarı
uponüstüne
usbiz
usekullanmak
usuallygenellikle

V İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

valleyvadi
valuedeğer
variousçeşitli
verbfiil
veryçok
viewgörüş
villageköy
visitziyaret
voiceses
vowelsesli harf

W İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

waitbeklemek
walkyürümek
wallduvar
wantistemek
warsavaş
warmsıcak
wasolmak (geçmiş)
washyıkamak
WashingtonWashington
wasn’tolmamak (geçmiş)
watchizlemek
watersu
wavesdalgalar
wayyol
webiz
weargiymek
weatherhava
weekhafta
weightkilo
welliyi
we’llbiz (gelecek zaman)
wentgitmek (geçmiş)
wereolmak (çoğul, geçmiş)
westbatı
westernbatılı
whatne?
wheeltekerlek
whenne zaman?
wherenerede?
whethereğer
whichhangisi?
whilesüresince
whitebeyaz
whokim?
wholebütün
whosekimin?
whyneden?
widegeniş
wifeeş (kadın)
wildvahşi
willistek
winkazanmak
windrüzgar
windowpencere
wingkanat
winterkış
wirekablo
wishdilemek
withbirlikte
withiniçinde
withoutolmadan
womankadın
womenkadınlar
wondermerak etmek
won’tolmamak (gelecek)
woodağaç
wordkelime
work
workerişçi
worlddünya
wouldistemek
wouldn’tistememek
writeyazmak
writtenyazılı
wrongyanlış
wroteyazmak (geçmiş)

Y İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

yardbahçe
yearyıl
yellowsarı
yesevet
yethenüz
yousen
younggenç
yoursenin
you’resen (olmak)
yourselfkendin
Kırıkkale Son Haber

İngilizce Kelimeler

İngilizce Kelimeler
Haber Tarihi: 7 Aralık 2018 00:36
Haber Adresi: https://www.kirikkalesonhaber.com/ingilizce-kelimeler/

İngilizce kelimeler ve anlamları ile birlikte kolayca öğrenip hafızanızı geliştirin.

.

Tam 99 adet ingilizce kelimeler ve anlamları bu listede yer alıyor. Aşağı kaydırarak detaylı olarak okuyabilirsiniz.

A İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

a bir
able yapabilen
about hakkında
above üstünde
across karşısında
act hareket, eylem
action aksiyon
actually aslında
add eklemek
addition ek olarak
adjective sıfat
afraid korkmuş
Africa Afrika
after sonra
again yeniden, yine
against karşısında
age yaş
ago önce
agreed anlaşıldı, kararlaştırıldı
ahead önünde
air hava
all hepsi
allow izin vermek
almost neredeyse
alone yalnız
along boyunca
already zaten
also ayrıca
although rağmen
always her zaman
am gece 12 ile gündüz 12 arası saat dilimi
America Amerika
among arasında
amount miktar
an bir tek
and ve
angle açı
animal hayvan
another diğer
answer cevap
any herhangi
anything hiçbir şey
appear gözükmek
apple elma
are olmak fiili
area bölge
arms kollar
army ordu
around etraf
arrived varmak (geçmiş zaman)
art sanat
as iken
ask sormak
at -de, -da
away uzak

B İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

baby bebek
back arka
bad kötü
ball top
bank banka
base temel
be olmak
bear ayı
beat yenmek
beautiful güzel
became olmak (geçmiş zaman)
because çünkü
become olmak
bed yatak
been olmak (geçmiş zaman, pasif)
before önce
began başlamak (geçmiş zaman)
begin başlamak
behind arka
being olmak (şimdiki zaman)
believe inanmak
bell zil
belong ait olmak
below altında
beside yanında
best en iyi
better daha iyi
between arasında
big büyük
bill fatura
birds kuşlar
bit küçük parça
black siyah
block engellemek, bloklamak
blood kan
blow patlatmak
blue mavi
board tablo
boat bot
body vücut
bone kemik
book kitap
born doğmuş
both ikisi de
bottom dip
box kutu
boy erkek çocuk
branch dal
break kırmak
bright parlak
bring getirmek
British Britanyalı
broken kırık
brother erkek kardeş
brought getirilmiş
brown kahverengi
build bina etmek
building bina
built bina edilmiş
burn yanmak
business işletme
but fakat
buy satın almak
by tarafından

C İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

call aramak
came geldi
can yapabilmek
cannot yapamamak
can’t yapamamak
capital başken
captain yüzbaşı, kaptan
car araba
care önemsemek
carefully dikkatlice
carry taşımak
case dava, kılıf
cat kedi
catch yakalamak
cattle inek
caught yakalamak (geçmiş zaman)
cause sebep
cell hücre
center merkez
cent sent, para birimi
century yüzyıl
certain kesin
chance şans
change değişmek
chart tablo
check kontrol etmek
chief şef
child çocuk
children çocuklar
choose seçmek
church kilise
circle çember
city şehir
class sınıf
clean temiz
clear temizlemek
climb tırmanmak
close kapatmak
cloth elbise
cloud bulut
coast kıyı
cold soğuk
color renk
column kolon
come gelmek
common ortak
company şirket
compare karşılaştırmak
complete tamamlanmış
compound madde
condition durum
consider düşünmek
consonant ünsüz harf
contain içermek
continue devam etmek
control kontrol
cook pişirmek
cool soğuk
copy kopyalamak
corn mısır
corner köşe
correct doğru
cost masraf
cotton pamuk
could yapabilmek (geçmiş zaman)
couldn’t yapamamak (geçmiş)
count saymak
country ülke
course kurs
cover kapsamak
cow inek
create oluşturmak
cry ağlamak
crop ekin
cross çapraz
crowd kalabalık
current mevcut
cut kesmek

D İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

dance dans etmek
dark karanlık
day gün
dead ölü
deal anlaşma
death ölüm
decide karar vermek
decimal ondalık
deep derin
describe açıklamak
desert çöl
design tasarım
details ayrıntılar
determine belirlemek
develope geliştirmek
dictionary sözlük
did yaptı
didn’t yapmadı
died öldü
difference fark
different farklı
difficult zor
direct direkt
direction yön
discover keşfetmek
distance mesafe
divided bölünmüş
division bölüm
do yapmak
doctor doktor
does yapmak
doesn’t yapmamak
dog köpek
dollar dolar
done yapmak (geçmiş)
don’t yapmamak
door kapı
down aşağı
draw çizmek
drawing çizim
dress elbise
drive araba kullanmak
drop düşmek
dry kuru
during boyunca

E İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

each her biri
early erken
ear kulak
earth toprak, dünya
east doğu
easy kolay
eat yemek
edge kenar
effect etki
egg yumurta
eight sekiz
either ikisi de
electric elektrik
element element
else diğer
end son
energy enerji
engine motor
England İngiltere
English İngiliz
enjoy eğlenmek
enough yeterli
enter girmek
entire tüm
equal eşit
equation denklem
especially özellikle
Europe Avrupa
even eşit
evening akşam
ever hep
every hepsi
everyone herkes
everything her şey
exactly aynen
example örnek
except hariç
exciting heyecan verici
exercise egzersiz
expect beklemek, ummak
experience tecrübe
experiment deney
explain açıklamak
express ekspres
eye göz

F İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

face yüz
fact gerçek
factoriy fabrika
factors faktörler
fall düşmek
family aile
famous ünlü
far uzak
farm çiftlik
farmer çiftçi
fast hızlı
father baba
fear korku
feel hissetmek
feeling his
feet ayaklar
fell düşmüş
felt hissetmiş
few birkaç
field alan
fig incir
fight kavga
figure figür
filled doldurulmuş
finally nihayetinde
find bulmak
fine iyi
fingers parmaklar
finished bitmiş
fire ateş
first birinci
fish balık
fit uymak
five beş
flat düz
floor zemin
flow akmak
flowers çiçekler
fly uçmak
follow takip etmek
food yemek
foot ayak
for için
force güç
forest orman
form yapı
forward ileri
found bulunmuş
four dört
fraction parça
France Fransa
free bedava
French Fransız
fresh taze
friends arkadaşlar
from tarafından
front ön
fruit meyve
full tam
fun eğlence

G İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

game oyun
garden bahçe
gas gaz
gave verdi
general genel
get almak
girl kız
give vermek
glass cam
go gitmek
God tanrı
gold altın
gone gitmiş
good güzel
got sahip olmak
government hükümet
grass çimen
great müthiş
Greek Yunan
green yeşil
grew büyümüş
ground zemin
group grup
grow büyümek
guess tahmin etmek
gun silah

H İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

had sahip olmak (geçmiş)
hair saç
halt durmak
hand el
happen olmak
happy mutlu
hard zor
has sahip olmak
hat şapka
have sahip olmak
he erkek
head baş
hear duymak
heard duydu
heart kalp
heat ısı
heavy ağır
held tutmak (geçmiş)
help yardım
her O (kadın)
here burada
high yüksek
hill tepe
him O (erkek)
himself kendisi (erkek)
his onun (erkek)
history tarih
hit vurmak
hold tutmak
hole delik
home ev
hope umut
horse at
hot sıcak
hour saat
house ev
how nasıl
however ancak
huge dev
human insan
hundred yüz (sayı)
hunting avlanma

I İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

I ben
ice buz
idea fikir
if eğer
I’ll ben (gelecekte)
important önemli
in içeri
inches inç (uzunluk birimi)
include içermek
increase yükselmek
Indian Hindistanlı
indicate göstermek
industry endüstri
information bilgi
insect böcek
inside içinde
instead yerine
instruments enstruman
interest ilgi
interesting ilginç
into içine
iron demir
is olmak
island ada
isn’t olmamak
it o (hayvan veya cansız)
its onun
it’s olmak (hayvan veya cansız)
itself kendisi (hayvan veya cansız)

J İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

Japanese Japon
job
join katılmak
jump zıplamak
just sadece

K İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

keep saklamak
kept saklanmış
key anahtar
kill öldürmek
kind kibar
king kral
knew bilmek (geçmiş)
know bilmek
known bilinmiş

L İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

lady kadın
lake göl
land arazi
language dil
large geniş
last son
later sonra
laugh gülmek
law kanun
lay uzanmak
lead kurşun
learn öğrenmek
least en azı
leave terketmek
led önderlik etmek (geçmiş)
left sol
leg ayak
length uzunluk
less az
let izin vermek
let’s haydi
letter mektup
level seviye
lie yalan söylemek
life hayat
lift kaldırmak
light ışık
like beğenmek
line çizgi
list liste
listen dinlemek
little küçük
live yaşamak
location lokasyon
long uzun
look bakmak
lost kayıp
lot çok
loud gürültülü
love sevmek
low düşük

M İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

machine makine
made yapılmış
main ana
major majör
make yapmak
man erkek
many çok
map harita
march mart
mark işaret
match maç
material materyal
matter madde
may belki
maybe belki
me ben
mean anlam
measure ölçü
meat et
meet tanışmak
melody melodi
member üye
men erkekler
metal metal
method metot
middle orta
might belki
mile mil
milk süt
million milyon
mind akıl
mine maden
minute dakika
miss özlemek
modern modern
molecules molekül
moment an
money para
month ay
moon ay
more daha
morning gündüz
most en fazla
mother anne
mountain dağ
mouth ağız
move hareket etmek
movement hareket
much fazla
music müzik
must zorunda olmak
my benim

N İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

name isim
nation millet
natural doğal
near yanında
necessary gerekli
need ihtiyaç duymak
never asla
new yeni
next sonraki
night gece
no hayır
nor veya (olumsuz)
north kuzey
northern kuzeyli
nose burun
not hayır
note not
nothing hiçbir şey
notice farketmek
noun isim
now şimdi
number sayı
numeral sayısal

O İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

object obje
observe gözlemlemek
ocean okyanus
of -den, -dan
off kapalı
office ofis
often sıkça
oh oh
oil petrol, yağ
old yaşlı
on açık
once bir kere
one bir
only sadece
open açık
opposite zıt
or veya
order düzen
other diğer
our bizim
out dışarı
outside dışarısı
over üzerinde
own sahip olmak
oxygen oksijen

P İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

page sayfa
paint boyamak
pair çift
paper kağıt
paragraph paragraf
park park
part bölüm
particular belli
party parti
passed geçmiş
past geçmiş
pattern patern
pay ödemek
people insanlar
per başına
perhaps belki
period nokta
person insan
phrase cümle parçası
pick seçmek
picture resim
piece parça
place yer
plain düz
plan plan
plane uçak
plant bitki
plants bitkiler
play oynamak
please lütfen
plural çoğul
poem şiir
point puan
pole kutup
poor fakir
position pozisyon
possible mümkün
pound ağırlık birimi
power güç
practice pratik
prepare hazırlanmak
president başkan
pretty güzel
printed yazılmış
probably belki
problem sorun
process işlem
produce üretmek
product ürün
property mülk
provide sağlamak
pull çekmek
push itmek
put koymak

Q İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

question soru
quickly hızlıca
quiet sessiz
quite oldukça

R İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

race yarış
radio radyo
rain yağmur
raise yükseltmek
ran koşmak (geçmiş)
rather -dense
reach ulaşmak
read okumak
ready hazır
really gerçekten
reason sebep
receive almak
record kayıt
red kırmızı
region bölge
remain kalan
remember hatırlamak
repeat tekrar etmek
report rapor
represent temsil etmek
resent gücenmek
rest dinlenmek
result sonuç
return dönmek
rhythm ritim
rich zengin
ride binmek
right sağ
ring zil çalmak
rise yükselmek
river nehir
road yol
rock kaya
rolled yuvarlanmış
room oda
root kök
rope halat
rose gül
round yuvarlak
row satır
rule kural
run koşmak

S İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

safe güvenli
said dedi
sail yelken açmak
same aynı
sand kum
sat oturdu
save kurtarmak
saw testere
say söylemek
scale ölçek
school okul
science bilim
scientist bilim adamı
score skor
sea deniz
seat koltuk
second saniye
section bölüm
see görmek
seed tohumlar
seem görünmek
seen görünmek
sell satmak
send göndermek
sense his
sent gönderilmiş
sentence cümle
separate ayrı
serve hizmet etmek
set ayarlamak
settled ayarlanmış
seven yedi
several birkaç
shall olsun
shape şekil
sharp keskin
she O (kadın)
ship gemi
shoes ayakkabı
shop dükkan
short kısa
should zorunda olmak
shoulder omuz
shout bağırmak
show göstermek
shown gösterilmiş
side yan
sight görüş
sign işaret
signal sinyal
silent sessiz
similar benzer
simple basit
since -den beri
sing şarkı söylemek
sir efendi
sister kız kardeş
sit oturmak
six altı
size boyut
skin deri
sky hava
sleep uyku
sleep uyku
slowly yavaşça
small küçük
smell koklamak
smile gülümsemek
snow kar
so şöyle
soft yumuşak
soil toprak
soldier asker
solution çözüm
some bazı
someone birisi
something bir şey
sometimes bazen
son erkek çocuk
song şarkı
soon yakında
sound ses
south güney
southern güneyli
space uzay, boşluk
speak konuşmak
special özel
speed hız
spell hecelemek
spot nokta
spread yayılmak
spring ilkbahar
square kare
stand ayakta durmak
star yıldız
start başlamak
state durum
statement ifade
stay kalmak
steel çelik
step adım
stick yapışmak
still halen
stone taş
stood ayakta durmuş
stop durmak
store dükkan
story hikaye
straight düz
strange garip
stream akıntı
street sokak
stretch genişletmek
string dizi
strong güçlü
student öğrenci
study çalışmak
subject konu
substance madde
such örneğin
suddenly aniden
suffix son ek
sugar şeker
suggested tavsiye edilmiş
sum özet
summer yaz
sun güneş
supply malzeme
suppose tahmin yürütmek
sure emin
surface yüzey
surprise süpriz
swim yüzmek
syllables ders programı
symbols sembol
system sistem

T İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

table masa
tail kuyruk
take almak
talk konuşmak
tall uzun
teacher öğretmen
team takım
tell söylemek
temperature sıcaklık
ten on
term dönem
test denemek
than -den
that o (eşya)
the o
their onların
them onlar
themselves onların kendisi
then sonra
there orada
these bunlar
they onlar (insan)
thick kalın
thin ince
thing şey
think düşünmek
third üçüncü
this o
those onlar
though -e rağmen
thought düşünce
thousands binlerce
three üç
through arasından
thus nitekim
tied bağlı
time zaman
tiny küçücük
to ona
today bugün
together birlikte
told söyledi
tone ton
too çok
took almak (geçmiş zaman)
tool alet
top üst
total toplam
touch dokunmak
toward -e doğru
town yerleşke
track takip etmek
trade ticaret
train tren
train eğitmek
travel yolculuk
tree ağaç
triangle üçgen
trip yolculuk
trouble sorun
truck kamyon
true doğru
try denemek
tube tüp
turn dönüş
two iki
type yazmak

U İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

uncle amca
under altında
underline altı çizili
understand anlamak
unit ünite
until -e kadar
up yukarı
upon üstüne
us biz
use kullanmak
usually genellikle

V İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

valley vadi
value değer
various çeşitli
verb fiil
very çok
view görüş
village köy
visit ziyaret
voice ses
vowel sesli harf

W İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

wait beklemek
walk yürümek
wall duvar
want istemek
war savaş
warm sıcak
was olmak (geçmiş)
wash yıkamak
Washington Washington
wasn’t olmamak (geçmiş)
watch izlemek
water su
waves dalgalar
way yol
we biz
wear giymek
weather hava
week hafta
weight kilo
well iyi
we’ll biz (gelecek zaman)
went gitmek (geçmiş)
were olmak (çoğul, geçmiş)
west batı
western batılı
what ne?
wheel tekerlek
when ne zaman?
where nerede?
whether eğer
which hangisi?
while süresince
white beyaz
who kim?
whole bütün
whose kimin?
why neden?
wide geniş
wife eş (kadın)
wild vahşi
will istek
win kazanmak
wind rüzgar
window pencere
wing kanat
winter kış
wire kablo
wish dilemek
with birlikte
within içinde
without olmadan
woman kadın
women kadınlar
wonder merak etmek
won’t olmamak (gelecek)
wood ağaç
word kelime
work
worker işçi
world dünya
would istemek
wouldn’t istememek
write yazmak
written yazılı
wrong yanlış
wrote yazmak (geçmiş)

Y İLE BAŞLAYAN İNGİLİZCE KELİMELER

yard bahçe
year yıl
yellow sarı
yes evet
yet henüz
you sen
young genç
your senin
you’re sen (olmak)
yourself kendin

Daha Fazla Haber